28 Eki 2015

Kısacası..

"Kisacasi, en uzun ve gizemli seyahat insanın kendisine yaptığıdır."
Diye bir cümle kuruverdim geçenlerde
Sonra durdum baktım,
Oha dedim bu cümleyi ben nasıl kurdum bir kerede :)
Şaka bir yana, her gün bir adım daha derine yol alıyorum ben,
Kendime doğru..
Dediğimin hala arkasındayim yani.
Gözlemlerimin içine kendimi kattığımı zaten hep söylerim
Şimdi kendimi daha fazla keşfeder oldum
Gün içinde kurduğumuz bin cümleden bir tanesinin karşımızdakinde bir yer edebileceğinin farkına vardım
Dinlediğimiz bin cümleden bir tanesinin bizim içimizde bir şeyler uyandırabileceğinin de
O yüzden tüm varlığımızla burada birlikte olmamızın hep bir anlamı vardı işte
Hep bir anlamı vardı,
Kimlerle karşılaşıyoruz hayat tecrübemizde
Kimlere sarılırken derin nefesler alıp, şükrediyoruz
Tam o sırada kendi içimde ne kadarını hissediyordum yaşıyor olmanın
Böyle derine doğru uzanıyor yol
Yol yürümekle azalmaz,
Dedim ben bir de
Yürümekle artar, yürümekle uzar
Seyahatin en gizemli, en keyifli kısmı da buydu işte.
Şimdi, her gün aynı yollardan yürümesek mi kendimize
Sag taraftaki sokak, çıkmaz sokak olmayabilir. :)

26 Eyl 2015

bir eylül akşamı


düşüncelerimden parmaklarıma
parmaklarımdan bu beyaz sayfaya düşen kelimeler
biraz can yakıyor yazarken bile

o kelimelerin bir kaçının ardına takılıp akıyor sanki duygularım birer birer
yine de yazıyor olmanın verdiği o güzel huzurla
ardına takılıyor ruhum da

ne mi dinliyorum?
biraz yağmur, biraz yaprak hışırtısı
hiç durmadı bugün damlalar
gökyüzünün de içi epey dolmuş olsa gerek

bir mum ışığı yanında, güzelim ay hafif gülümsüyor karşıdan
ah be Büşra diyor, 'don't be so complicated'
neden ingilizce söyleniyor bilmiyorum
sanırım arada kafası karışıyor

herkes gibi..

mum ışığı arada titriyor yağmurun getirdiği küçük esintiyle
ben de biraz ürperdim sanki
yok yok merak etme henüz kapatmayacağım pencereyi diyorum
kime mi diyorum?
bilemedim, farkeder mi?

yola çıkmış olduklarının haberini alıyorum güzel gülümseyen insanların
kaç günde varırlar diye soruyorum
kime mi, yağmurla gelen akşam esintisine
bilmiyormuş
bekleme işine girme diye öğüt veriyor
beklemek insanı en çabuk yaşlandıran sey diyor
yola çıkan yolda kalmaz, gelmek isteyen zamanı boşa harcamaz.

aldığımda daha mutlu olan o tatlı çiçeğimin
bir kaç yaprağıyla göz göze geliyorum bir kaç saniyeliğine
tek kelime etmiyor, bayağı ağır geliyor bana sessizliği
güneş yüzü çok göremiyor garibim ama yine de şikayet etmez pek

biz böyle evce, güzel, ılık bir Eylül akşamı geçiriyoruz
kelimelerin sıcaklıklarını hissetmiş olsanız gerek
duygularım aralarında kayboldu gitti, sizi uğurlayamayacaklar ne yazık ki
ama yağmur ve yapraklar sessiz, huzurlu bir akşam diliyor sizlere küçük bir esintiyle
ayın da arkadan 'good night..' fısıldadığını söylemem gerek..
İyi geceler olsun..

dip not: satırlar yazılırken bunu dinledik

How Great Thou Art -ThePianoGuys




14 Tem 2015

Bir Erasmus-Mezuniyet Yılı

Mezun Büşra :)

Merhaba canlar!
Düzenli blog hayatımıza en kısa zamanda geri dönüyoruz! :)
Beni özlemişssinizdir herhalde :)

Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama. Bir kaç hafta önce Erasmus resmi olarak bitti.
Biraz Erasmus bahsedeyim diyordum. Şüphesiz hayatımda yaptığım en güzel, en güzel, en güzel şey. 10 aydır daha önce caddelerini, dillerini, kültürlerini bilmediğim bir ülkede yaşıyorum.
Benim ilk yurt dışı tecrübem Macaristan ile başladı. İnanılmaz mutluyum yaşadığım her şey ile.
Daha önce size bir kaç gezimden bahsetmiştim Macaristan’da. Orada da neden bu kadar mutlu ve şanslı hissettiğimi birazcık anlatmış idim, okuyabilirsiniz.

Dünyanın bir çok ülkesinden arkadaşlar edinmek, mutlu zamanlarımızı paylaşmak, ortak bir dille anlaşmaya çalışmak, yemeklerini tatmak, hikayelerini dinlemek nasıl mükemmel bir deneyimdir anlatılmaz.
Ufkunuzun genişlediğini, ve artık bir tık daha öz güven sahibi olduğunuzu fark etmenizi sağlıyor. Her şeyden önce yaşadığımız dünyada hepimizin birer yere sahip olduğunu ve sahip olduğumuz her şeyle bir önem taşıdığımızı gösteriyor harika bir tavırla.
Burada gördüğüm her yeni şey, farklı bir ağaç, farklı mimaride bir bina, bir yeni yemek ve her yeni insan, hayatıma güzel hikayeler katarak, bir kar topu gibi büyümesini sağlıyor yaşam tecrübemin.

Resimlerden bir özet yapmak biraz zor oldu ama.. :)


Tüm bunlar yaşanırken üniversite hayatımın son yılında olduğumu ara ara hatırlatmam gerekti kendime.
Tezimi burada yazmak ve kendi dilimden farklı bir dilde yazmak da edindiğim büyük tecrübelerden biri oldu.
Aynı zamanda hayatımın ilk iş arama zamanlarını burada yaşadım.
İlk iş görüşmelerimi, ilk teknik testlerimi burada aldım, okul sonrası yeni başlangıçlarım için.

İş görüşmelerimden biriyle iyi anlaşarak Budapeşte Ericsson Ar-Ge departmanında iş sahibi oldum.
Bulut takımında olmak ve OpenStack geliştirme ortamında bulunup, olan bitene dokunma fırsatı elde etmem de nasıl bir heyecandır meslektaşlarım anlar. :)

Bu sürede arada derede bir mezuniyet töreni geçirdik Türkiye’de. Sadece 1 haftalığına gidebildiğim anavatanımda, ne kadar vakit geçirdim, ne yaptım, inanın hiç hatırlamıyorum.
Geçirdiğim 6 günün 6sı da farlı şehirlerde dolu dolu geçti.

Harry hoca'nın plaketimi takdim etmesi, canım bölümümün bize o anda hazırladığı mükemmel bir sürpriz oldu!
Şaşkınlığımın fotoğrafı :)
Yalova’da ki mezuniyet törenimde Bölüm Birincisi olarak mezun olmak, ve plaketimi Szeged’den misafirim olarak benim mezuniyetim için orada bulunan H. Fitz. hocamdan almak ayrı bir onur, ailemin bu güzel zamanlarıma şahit olmuş olmaları, onların gözlerindeki gururu görmek, hayatımdaki şüphesiz en güzel anlardan biri oldu.

İnsanın herşeyleri.

Türkiye’de gezdiğimiz yerler için bir sonraki yazıyı ayırdım.
Size yalnızca 30 saat geçirebildiğim bir Şanlı Urfa gezisi anlatacağım, çok enteresan hikayelerim var :)

28 Şub 2015

Szigetvár /Zigetvar gezisi ile tarihe yolculuk! :)

Macar-Türk Dostluk Parkı
Merhabalaaaar!
Bugün farklı bir hikayeyle geldim sizlere!
Galiba ilk defa, böyle gezdim gördüm yazısı gibi bir şey olacak bu yazı.
Macarsitan’ın Szeged şehrinde 6. ayımı bitirirken, uzun zamandır gitmek istediğim iki şehri gezme fırsatı buldum.
Bunlardan bir tanesi bize pek yabancı gelmeyen Szigetvár/Zigetvar diğeri ise Pécs.
Perşembe sabahı çıktık yola, Szigetvár’a varmak 4 saatten birazcık fazla sürdü -ki önce Pécs’e uğramak gerekiyor Szigetvár’a geçmek için.
Szeged-Pécs arası yolculuk 3 saat 15 dk iken Pécs-Szigetvár arası 50 dk. kadar.
İsminden de anlaşılacağı üzere Szigetvár bizim tarihimizde okuduğumuz Zigetvar’ın ta kendisi
Szigetvár küçük bir kasaba ve oraya vardığımızda bizim ilk durağımız şu anda kilise olarak kullanılan ama Osmanlı zamanında Ali Paşa Camii olan yapı oldu.
İçerisi her ne kadar kilise görünümünü alsa da dışarıdaki pencere ve kapı motiflerinden eskiden cami olduğu anlaşılıyor.
Ali Paşa Camii


Nasıl anlatsam, çok tuhaf bir his..
Ardından Szigetvár Kale’sine doğru yürüdük, bilgi alırken danışmaya Türk olduğumu söylediğimde bana Szigetvár savaşını ve kalenin hikayesini anlatan Türkçe yazılı bir kağıt verdiler.
Nasıl şaşırdığımı ve mutlu olduğumu anlatmam imkansız..
Kanuni zamanında bu kale çok zor fethedildmiş, fethedildikten sonra Kanuni buraya çok kısa bir sürede hemen bir cami yaptırmış.
Kanuni Sultan Süleyman Camii.
Kanuni Sultan Süleyman Camii
Ben hala cami olarak korunduğunu bilmiyordum, içeriye girdiğimde bir Kuran’ı Kerim ve 5 adet seccade gördüm.
Kuran’ın sayfalarına dokundum, uzunca dualar ettim.
Nasıl anlatsam, düşününce inanılmaz mutlu ediyor insanı, tarif edilmez bir his.
Cami'nin iç görünümü
Bir zamanlar Osmanlı askerlerinin o küçücük camide namaz kılmış olduklarını hayal etmek..


Bir zamanlar kendi milletinin askerlerin o taşlara dokunmuş olduğunu hissetmek, o zamanları bir hayal edip adım adım gezmek o küçük kaleyi.
Kale içi
Kale içi
Şehirde bir de Türk Evi isimli müze gibi bir mekan var fakat kapalı olduğu için sadece dışarıdan görebilme şansım oldu.
Türk Evi
Son durağımız ise Macar – Türk Dostluk Parkı. 
Kanuni Sultan Süleyman, Szigetvár'ın ele geçirmesinden iki gün önce burada hayatını kaybetmiş. Bedeni ilaçlanarak İstanbul’a götürülmüş, ama iç organları ve kalbi buralara gömülmüş.
Kanuni’nin doğumunun 500. yılı sebebiyle 1994’de inşa edilen bu parkta, Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının bulunduğu mezarı bulunmakta.
Kanuni Sultan Süleyman mezarı
Bununla birlikte parkta Türk sanatçı Metin Yurdanur tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman’ın ve o zamanın Kale Kumandanı Miklos Zrínyi’nin büstleri ve Kütahya çini desenleriyle süslenmiş bir çeşme bulunmakta.
Kanuni Sultan Süleyman ve Kale Kumandanı Miklos Zrínyi Büstleri
Kendi ülkemizdeymişiz gibi :)
Kanuni ve şehitlerimiz için dualar okuduk, su döktük mezarına.
Kelimelerle anlatmam mümkün değil, inanılmaz bir his..
Tüm bunlarla beraber ortak tarihi değerlerimizin olduğu Macaristan’da Erasmus yaptığım için bir kez daha mutlu oldum.
Bir kez daha şanslı hissettim kendimi, şükrettim. :)
İnşallah bir gün sizlere de nasip olur. :)
Farkettim ki bu yazı oldukça uzun oldu, bence Pécs’in hikayesini bir sonraki yazıda anlatalım.
Yani beklemede kalınız efendim! :)

Dip Not: Bütün fotoğraflar benim tarafımdan çekilmiştir. (Tabi içinde ben olmayanlar) :)

1 Şub 2015

Anlara ait bir kaç güncelleme :)

Bu Szeged yerlisi Büşra artık :)

Merhaba gençler!
Biliyorum uzun bir zaman oldu sizlerle bir şeyler paylaşmayalı
İlk dönemin son ayı epey yoğun geçti, ders bitirmeleri, yeni dönem için evrak hazırlıkları..
Kendimi 15 gün için Türkiye'de buluverdim..
Zaman kısıtlı, yapılacak çok şey var Türkiye'de derken
Nerede uyuduğumu bile anlayamadım
Beklenmek de ne güzel şeymiş
Hayatımdaki güzel insanlarla görüşüp, güzel anılar topladım Szeged'e dönmeden önce.
Bir kaç fotoğraf gelsin o zaman;
Biraz Kardeş -kendisi görmeyeli pek büyümüş :)
Biraz abi -kendisi görmeyeli evlendi :)
Biraz İstanbul - dostun kendisi görmeyeli hep aynı :))
Biraz Yalova - gülüşünden daha güzel ne olabilir 
Yeni bir oryantasyon haftası başlıyor yarın.
Yeni yüzler, yeni sesler, yeni hikayelere doğru..
Biraz heyecanlıyım -her zamanki gibi
Szeged bir hayli memleket gibi olmuş bu arada
Sanki Türkiye'nin başka bir alanına geçmişim gibi geldi tekrar dönünce
Bu dönem yapmaya niyet ettiğim daha fazla şey var haliyle
Eminim sizler de okuyacaksınız gelecek aylarda
Çoğu şeyi hiç içimde tutamam ya bilirsiniz :)
Bu arada benim yıllardır halini kurduğum fotoğraf makinam artık gerçek! :)
Da da da dam! -Emeği geçenlere bin teşekkür :)
Bu demek oluyor ki daha güzel fotoğraflar da gelecek
Bir de daha sık tarifler görebilirsiniz blogumda!

Hislerime gelecek olursak,
Biraz sessiz, biraz düşünceli olduğum bir gerçek
Ama bu heyecanımı değiştirmiyor gülen bir yüz gördüğümde.
Her zaman yaptığımdan daha fazla anı yaşamaya, daha fazla şükretmeye çalıştığım kesin.
Daha az telefon, daha az -ya da kontrollü demeliyiz belki, sosyal medya kullanmaya da ayrıca dikkat ediyorum..
Yarın hepiniz için güzel bir gün olsun.
Hepinize 32 diş sırıtarak, huzurlu akşamlar diliyorum! :)

Not: Canlarım Imge, Nazife, Ebru, Uğur'u da öpüyorum buradan :)

25 Oca 2015

Hep zor bazı şeyler


Çok zor kavga etmek benim için
Hep zor, olumsuz konuşmak
Üzgün Büşra ile baş etmek
Susturmaya çalışmak onu
Zor..
En iyi yaptığım şey çok inanmak
Gereğinden fazla inanmak
Çok gülmek
Çok sevmek
Sıkı sarılmak, çok sıkı sarılmak
Küçücük şeylere anlam yüklemek
Fazla hissetmek, her ne yapıyorsam iliklerime kadar hissetmek o duyguyu..
Gerisi hep zor
Hep zor..

3 Ara 2014

Bir yaprak dolusu satırlar

Günler uçuyor
Günler yaprak dolu
Günler sarı, günler turuncu
Günler bir mum sıcağı
Günler eski bir şarkının en güzel nakaratı
Akşamlar sessiz
Akşamlar sakin
Akşamlar mavi, koyu mavi
Mum ışığı titrek, kararsız
Kalemim kurşun, belki bitmez
Bilinmez
Ellerim soğuk, içim sıcak
Heyecanlıyım.

25 Kas 2014

Bir kapı açıldı, ben de geçtim..


"Bir kapı açıldı, ben de geçtim."
Yukarıdaki bu söz Temple Grandin'e ait. Kendi hayatının çekildiği filmden.
Hayatımdaki en iyi filmlerden biri.
Söylemekten bıkmıyorum evet, mutlaka izleyin!

Uzun bir zamandandır
Bir kapılar açılıyor hayatımda
Yeni kapılar.
Kapılar açıldıktan sonra "görebiliyorum"
Ve evet bence görmek çok anlamı olan bir kelime
Açılan her kapıda farklı bir dünyaya adım atıyor gibi hissediyorum
Açılan her kapıda biraz daha mutlu, biraz daha cesur ve biraz daha şükreder hale geliyorum
Renkli ve birbirinden farklı kapılar..

Neler hissettiğimi ifade etmem çok zor kelimelerle
Aşırı mutluluk mu bilmiyorum ama bir gün kalbim yerinden çıkabilir.
Hayatımda sahip olduğum, tanımaya devam ettiğim tüm insanlarla gülümsemelerimizi birleştirdik sanki
Bu sıralar, kahkahalar atarak ama ses çıkarmayarak inanılmaz gülüyoruz.
Gülmekten yoruluyoruz!

Sadece paylaşmak istedim,
İçimde sürekli kıkır kıkır gülümseyen ve yerinde duramayan bir çocuk var gibi.
Kapılardan birlikte geçiyoruz.
Söylediğine göre her kapının fotoğrafını çekiyormuş.
Bir gün sizlerle de paylaşacağız. :)

Eminim sizin de hayatınızda her gün bir kapı açılıyor
Hepsini fark edebilmeniz ve gülümseyerek geçebilmeniz dileğiyle efendim.
Sonbaharı da öpüyorum buradan.

Dip Not: Mutluluğumla mutlu olan hiç tanımadığım insanlara selamlar olsun.
Bir de beni bekleyen insanlara .. :)


15 Kas 2014

Szeged'de bir liseye misafir olmak :)


Merhabalar canlarım !
Bugün sizlere biraz Szeged anlatacağım ve süper bir hikayeden bahsedeceğim.
Biliyorsunuz Erasmus sebebiyle 2 aydan fazla bir süredir Macaristan'dayım.
Szeged Üniversitesi bir şehir üniversitesi ve Szeged Macarsitan'ın 4. büyük şehri.
Buradaki en çok sevdiğim şey sabahları kalkıp hiç bilmediğim o dar sokaklarda yürümek
Şehir kareli defter gibi, kaybolmanız biraz zor :)
Her sokağa iki taraflı büyük büyük ağaçlar eşlik ediyor, yürürken biraz kafanızı yukarı kaldırdığınızda içiniz bir huzurla doluyor gerçekten :)
Her sabah bir sürü fotoğraf çekiyorum, genelde instagram hesabımda paylaşıyorum.
Daha sonra sizlere uzun uzun Szeged anlatırım.
Bugün anlatmak istediğim daha güzel bir hikayem var.

Geçtiğimiz haftalarda burada bir sosyal sorumluluk etkinliği yapıldı -ki haber bile olmuşuz. :)
Erasmus öğrencileri olarak biz de katıldık, evsiz insanlara konaklama ve yemek imkanı sağlayacak büyük bir evi hazırlamaları için onlara yardım ettik.
Cam sildik, çöp topladık, mutfak temizledik.
Hepimiz için bunun kendimizi iyi hissettiren bir etkinlik olduğuna eminim.
Orada bizimle aynı amaç için bulunan, Szeged'de bir lise öğrencisi olan Valentina Németh ile tanıştım. Kendisi lisede bilgisayar alanında okuyormuş.
Biraz Szeged hakkında, biraz teknik konularda sohbet ettik. Bir şeye ihtiyacı olduğunda bana Facebooktan ulaşabileceğini bilerek ayrıldı o gün yanımdan :)

Bir kaç gün sonra bana Facebook üzerinden bir mesaj attı. İngilizce derslerine giren öğretmenine benden bahsetmiş ve beni okullarına davet ettiler :)
Nasıl bir mutlu oldum anlatamam.
Uygun bir gün ve saatte randevulaştık, buradaki canım arkadaşım Anita (Anita ile tanışma hikayemi de bir gün anlatacağm) ile gittim Valentina'lerin okuluna.
Bizi okula yakın bir yerden aldı.
Henuz 1 aydır yaşadığım bir yerde yerli bir insanlarla tanışmak ve dillerini çok az bildiğim bu insanların okullarına gitmek nasıl bir heyecandır inanın kelimelerle anlatamıyorum.
Yaklaşık 20 kişilik bir sınıfa girdik, önce İngilizce öğretmenleri Vidáné Czövek Cecília tanıştım. Çok sevimli bir kadın.
Sonra sandalyeleri bir halka yaparak topluca bir sohbet ortamı hazırladı çocuklar.
Türkiye’de yaşam, eğitim hayatım, ailem, hobilerim ve daha bir çok konuda uzun uzun sohbetler ettik
Bana yönelttikleri her sorudan sonra ben de aynı soruları onlara sordum.
Birlikte bir saat boyunca çok keyifli vakit geçirdik. Gelin fotoğraflara birlikte bakalım :)


Cecília öğretmen ve Valentina ile :)

Çocuklar ve Anita ile :) 
Valentina ile :)
Etkinlik sonunda Valentina'nın bana tatlı bir hediyesi de vardı :)
 Hayatımda hiç unutamayacağım bu güzel günün mimarları olan Valentina, Cecília, Anita ve diğer bütün çocuklara bir kucak yetmez, kucaklar dolusu teşekkürler ediyorum :)

31 Eki 2014

Bikokorec.com 1 Yaşında !



Merhaba gençler !
Bugün burada çok önemli bir günü anmak için toplanmış bulunmaktayız.
Bugün 1 Kasım 2014. Bundan 365 gün önce bikokorec.com'u yayına almıştık !
Yayından önce de size şöyle bir coming soon olayını anlatmıştım :)
Gelin bu bir yılda neler yaptık , bu hikaye nasıl başladı ona bir bakalım.

Geçen yıl bugün Yalova Üniversitesi Bilişim Kulübü okulda bir seminer düzenlemişti.
O güne kadar henüz tanışma fırsatımın olmadığı Burak Selim Şenyurt ile Veysel Uğur Kızmaz bizim misafirlerimiz idi.
Tam da o günün ilk saatlerinde biz bikokorec.com'u yayına almıştık.
Haliyle benim canım dostlarım bu durumdan epey bahsettiler o gün ve böyle önemli bir günde hocalardan da süper geri bildirimler almak beni inanılmaz motive etmişti.
Hatta Burak Hocam'ın şöyle bir tweetini gördüğümde havalara uçmuştum :)



Sonraki hafta dostlarla bikokorec.com'un açılışını da kutlamış, böyle bir video çekmiştik :)

Daha sonra Aralık ayında biliyorsunuz Sanalkurs Bilişim Seminerlerine Yunus Hocam ve ben konuşmacı olarak katılmış, Asp.Net MVC ile Blog Motoru Geliştirme konulu bir sunum yapmıştık. Onu da şurada anlatmıştım sizlere :)
Bikokorec sayesinde o seminere Bikokorec.com Kurucusu ünvanıyla katılmıştım. Hatta Hasan Aslanoba'ya girişimimden bahsetme imkanı bulmuştum. Bu da benim için inanılmaz heyecanlı bir tecrübe olmuştu.

Orada benimle tanışmaya gelen bazı arkadaşların bana iletişim için kartvizitlerini vermeleri sonucu, bir kartvizitimin olmayışı yüzüme acı bir şekilde vurulmuştu ne yalan söyleyeyim :)
E biz de daha sonra hiç vakit kaybetmeden kendimize bir kartvizit tasarladık :)



Hemen sonra Damla ile katıldığım DevFest Women konferansına kartvizitimle gidebilmiş ve gerektiğinde tanıştığım güzel insanlara iletişim bilgilerimi verebilmiştim. Bu da epey bir mutluluktu beni için. :)

Sonralarda Webrazzi Start-up 2014'e açılan 200 kişilik ücretsiz öğrenci kontenjanına girmeye hak kazanmış, yaratıcı girişimlerin anlatıldığı, yatırımcılarla fikir alışverişi yapılan mükemmel bir atmosfere Bikokorec.com Kurucusu olarak şahit olmuştuk :) 3. Sınıf bir üniversite öğrencisi ve girişimi olan biri olarak bana süper bir tecrübe kazandırmıştı. Hasan Aslanoba ile de bikokoreci.com'un gidişatı hakkında sohbet edebilme fırsatı bulduğum için epey mutlu ayrılmış oradan :)



Günler ilerledikçe bikokorec.com'un büyümesi için içeriğe ihtiyacı vardı, bunun için de size daha önce anlatığım gibi yine canım gönüllü dostlarım bu işte bana inanılmaz yardımcı oldular.
Her biri bikokorec.com'a kokoreççiler ekleyerek sitenin büyümesine önemli katkıda bulundular. Daha sonra ben de onlara Bikokorec.com Gönüllüsü olarak isimlerinin yazıldığı kupalar takdim etmiştim, sizlere de burada anlatmıştım :)

Günler günleri kovaladı, bikokorec.com'u her geçen gün geliştirmeye çalıştım, çalışıyorum da.
Tek başıma olduğumdan işler biraz yavaş ilerliyor tabii. Gün geçtikçe restoran sayımız da , üye sayımız da artıyor. Öyle ki bazı enteresan fikirler içeren mailler alıyoruz.
Gelen istekler doğrultusunda çalışmalarımız sürüyor.

O zaman gelin hep birlikte nice büyüyen yıllara diyelim ! :)