13 Eyl 2013

Bir Parça Hikaye (Vol : 2)

Selam olsun size tatilci okuyucularım
Keyifler nasıl iyisinizdir umarım
Ben hala stajyerim de yani , umarım siz tatildesinizdir demek istiyorum aslında
Neyse Stajımın 3. Haftasını da geride bıraktığım şu günlerde
Artık bloğuma şu güzel yazımı yollamalıyım diye düşünerekten
Ve Cuma günün de verdiği bir ferahlık , bir özgürlükle
Bu satırları yazmaktayım.
Kulaklığımda da Cem Karaca – Bu son olsun çalıyor  :)
Neyse bugün sizlere doğum yapan bir hayvandan bahsedeceğim
“Ne çok hayvana sahipmişsiniz be kardeşim “ dediğinizi duyar gibiyim :)
Evet bir çok hayvan besliyoruz biz ailece , sonra nesiller boyu bakıyoruz onlara
Yavrularına , yavrularının yavrularına vs.
Bizim Çoban Köpeği Karabaş ( her zamanki klasik ismiyle bir kangal köpeği ) gebe idi yakın zamanda.
Kendisine bir köy kahvesinin terk edilmiş bir köpeği olarak sahip çıkmıştık
İlk bize geldiğinde kemikleri sayılır durumdaydı
Yavaş yavaş kendini toparladı , ama o kadar çok yiyordu ki babam ekmek yetiştiremiyordu.
Neyse bizimki bu hafta yavruladı da , e ben de ziyaret etmeden durur muyum ? –Evet durmam
Uçtum hemen bizim köydeki mekana
Tam 9 tane , evet yanlış duymadınız resmen 9 adet.
Nasıl bu kadar çok biz de anlamadık , beklemiyorduk bu miktarı :)
Ama bir görseniz daha gözleri açılmamış 9 yavru
Annelerini emerken ki sesi duymanızı isterdim
Elimde telefondan çekebildiğim fotoğraflarım olduğundan
Pek net değiller , fakat görmeye değer bence :)



Bu arada bizim bu şebeklerle aynı yerde bir “Keklik” isimli bir tayımız var
Babam ismini neden Keklik koydu bilmiyorum inanın ki :)



Galiba hep bu boyda kalacakmış , babam o cinsten diyor
Bazen çok hızlı koşuyormuş , öyle ki kardeşlerimin üzerinden düşmüşlüğü var :)
Ben henüz o tecrübeye sahip olamadım. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ben de sizi okuyayımm canlar :)