14 Eki 2014

Ve belki


Bugün kahvaltınızı nerede yaptınız ?
Kiminle yaptınız ? Ha, yalnız mı yaptınız ?
O da iyi.
Peki sonra, hangi yolları yürüdünüz bugün?
Yine şu büyük kavşağa çıkan yolu mu kullandınız ?
'Aman ne bileyim ben, yürüdüm gittim işte' mi diyorsunuz ?
'Yol işte arkadaş , 10 dakika yürüyorum varıyorum gideceğim yere' mi diyorsunuz ?
Tamam olabilir ama ben devam etmek istiyorum.
Peki öğlen arkadaşınızla sohbet etmek için iki gün önce gittiğiniz kafeye mi gittiniz mesela ?
Gerçekten merakımdan soruyorum.
Kötü görmeyin beni.
Her zaman aldığınız sütlü kahvenize her zamanki gibi iki küp şeker mi attınız ?
Peki sonra ?
Eve dönerken aynı yolu mu kullandınız yine ?
Hatta karşıdan karşıya geçerken aynı yaya yolunu mu ?
Anladım.
Peki o zaman.
Ben de bir şey diyecektim.
Yarın mesela kahvaltı için masanın başka bir sandalyesine mi otursak?
Yalnız yapıyorsak , her zaman açtığımız o şarkıyı değil de Youtube'nin bir altta önerdiği videoya mı tıklasak ?
Sonra dışarı çıktığımızda her gün yürüdüğümüzü farketmediğimiz kaldırımlardan değil de,
Bir alttaki paralel yola mı dalsak mesela ?
Yine o büyük kavşağa ulaşsak ama bir yan yoldan.
Öğlen bu kez hiç bilmediğimiz bir kafede, bilmediğimiz bir kahve mi alsak, belki şekersiz ?
Bu kez eve dönerken aynı yolu kullanmak isteyebiliriz.
Ama biraz başımızı kaldırıp , daha önce hiç bakmadığımız apartmanların ikinci, üçüncü katlarına mı baksak ?
Sağdan ikinci apartmanın pencerelerinin çok eski zamanlardan kalma çerçevelere sahip olduğunu fark ederiz belki, belli mi olur !
Ve belki renkleri o kadar hoşumuza gider ki , sırf o rengi sevdik diye yüzümüz güler.
Yani bir de şunu diyecektim ben
Değişiklikten korkuyor olabiliriz belki , ama değiştiğinde ne olacağını hayal edemediğimizden.
Ve belki o pencerelerin çerçeve renkleri, hayal gücümüzün açısına etki eder.
Ve belki, her zaman yürüdüğümüz o dar kaldırımlı yollarda, ağaçlar olduğunu fark eder,

Yeşil rengi de sevebiliriz.

4 yorum:

  1. Çok güzel yazı eline sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Keyifle okuduysanız ne mutlu bana :)

      Sil
  2. Öncelikle eline koluna sağlık :) Şimdi biraz eleştirmiş gibi olacak ama olsun o kadarcık hatrımız vardır. Yukardaki yazıda geçenleri zaten hep yapıyoruz ki ama işte hayat monoton döndürüp döndürüp bizi hep aynı şeye getiriyor . Bu yüzden olay sadece bunları yapmakla bitmez gibi,bunları yapıp kendini kandırabilmeyi başarabilmelisin bence ancak böyle bunlarla mutluluğu yakalayabilirsin ya da öyle birşey işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olay da bu değil mi zaten. Hep yapıyorsun ama yaptığını fark etmiyorsun. Bu yüzden bir yukarı bakmak gerek. :)
      Ama yaptığın şeyleri monotonluk olarak görmeye başladığın zaman başa dönüyorsun işte.
      Anladık birbirimizi bence, teşekkür ederim yorum için tabii ki hakkın var, mutlu ettin :)

      Sil

Ben de sizi okuyayımm canlar :)