28 Şub 2015

Szigetvár /Zigetvar gezisi ile tarihe yolculuk! :)

Macar-Türk Dostluk Parkı
Merhabalaaaar!
Bugün farklı bir hikayeyle geldim sizlere!
Galiba ilk defa, böyle gezdim gördüm yazısı gibi bir şey olacak bu yazı.
Macarsitan’ın Szeged şehrinde 6. ayımı bitirirken, uzun zamandır gitmek istediğim iki şehri gezme fırsatı buldum.
Bunlardan bir tanesi bize pek yabancı gelmeyen Szigetvár/Zigetvar diğeri ise Pécs.
Perşembe sabahı çıktık yola, Szigetvár’a varmak 4 saatten birazcık fazla sürdü -ki önce Pécs’e uğramak gerekiyor Szigetvár’a geçmek için.
Szeged-Pécs arası yolculuk 3 saat 15 dk iken Pécs-Szigetvár arası 50 dk. kadar.
İsminden de anlaşılacağı üzere Szigetvár bizim tarihimizde okuduğumuz Zigetvar’ın ta kendisi
Szigetvár küçük bir kasaba ve oraya vardığımızda bizim ilk durağımız şu anda kilise olarak kullanılan ama Osmanlı zamanında Ali Paşa Camii olan yapı oldu.
İçerisi her ne kadar kilise görünümünü alsa da dışarıdaki pencere ve kapı motiflerinden eskiden cami olduğu anlaşılıyor.
Ali Paşa Camii


Nasıl anlatsam, çok tuhaf bir his..
Ardından Szigetvár Kale’sine doğru yürüdük, bilgi alırken danışmaya Türk olduğumu söylediğimde bana Szigetvár savaşını ve kalenin hikayesini anlatan Türkçe yazılı bir kağıt verdiler.
Nasıl şaşırdığımı ve mutlu olduğumu anlatmam imkansız..
Kanuni zamanında bu kale çok zor fethedildmiş, fethedildikten sonra Kanuni buraya çok kısa bir sürede hemen bir cami yaptırmış.
Kanuni Sultan Süleyman Camii.
Kanuni Sultan Süleyman Camii
Ben hala cami olarak korunduğunu bilmiyordum, içeriye girdiğimde bir Kuran’ı Kerim ve 5 adet seccade gördüm.
Kuran’ın sayfalarına dokundum, uzunca dualar ettim.
Nasıl anlatsam, düşününce inanılmaz mutlu ediyor insanı, tarif edilmez bir his.
Cami'nin iç görünümü
Bir zamanlar Osmanlı askerlerinin o küçücük camide namaz kılmış olduklarını hayal etmek..


Bir zamanlar kendi milletinin askerlerin o taşlara dokunmuş olduğunu hissetmek, o zamanları bir hayal edip adım adım gezmek o küçük kaleyi.
Kale içi
Kale içi
Şehirde bir de Türk Evi isimli müze gibi bir mekan var fakat kapalı olduğu için sadece dışarıdan görebilme şansım oldu.
Türk Evi
Son durağımız ise Macar – Türk Dostluk Parkı. 
Kanuni Sultan Süleyman, Szigetvár'ın ele geçirmesinden iki gün önce burada hayatını kaybetmiş. Bedeni ilaçlanarak İstanbul’a götürülmüş, ama iç organları ve kalbi buralara gömülmüş.
Kanuni’nin doğumunun 500. yılı sebebiyle 1994’de inşa edilen bu parkta, Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının bulunduğu mezarı bulunmakta.
Kanuni Sultan Süleyman mezarı
Bununla birlikte parkta Türk sanatçı Metin Yurdanur tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman’ın ve o zamanın Kale Kumandanı Miklos Zrínyi’nin büstleri ve Kütahya çini desenleriyle süslenmiş bir çeşme bulunmakta.
Kanuni Sultan Süleyman ve Kale Kumandanı Miklos Zrínyi Büstleri
Kendi ülkemizdeymişiz gibi :)
Kanuni ve şehitlerimiz için dualar okuduk, su döktük mezarına.
Kelimelerle anlatmam mümkün değil, inanılmaz bir his..
Tüm bunlarla beraber ortak tarihi değerlerimizin olduğu Macaristan’da Erasmus yaptığım için bir kez daha mutlu oldum.
Bir kez daha şanslı hissettim kendimi, şükrettim. :)
İnşallah bir gün sizlere de nasip olur. :)
Farkettim ki bu yazı oldukça uzun oldu, bence Pécs’in hikayesini bir sonraki yazıda anlatalım.
Yani beklemede kalınız efendim! :)

Dip Not: Bütün fotoğraflar benim tarafımdan çekilmiştir. (Tabi içinde ben olmayanlar) :)

1 Şub 2015

Anlara ait bir kaç güncelleme :)

Bu Szeged yerlisi Büşra artık :)

Merhaba gençler!
Biliyorum uzun bir zaman oldu sizlerle bir şeyler paylaşmayalı
İlk dönemin son ayı epey yoğun geçti, ders bitirmeleri, yeni dönem için evrak hazırlıkları..
Kendimi 15 gün için Türkiye'de buluverdim..
Zaman kısıtlı, yapılacak çok şey var Türkiye'de derken
Nerede uyuduğumu bile anlayamadım
Beklenmek de ne güzel şeymiş
Hayatımdaki güzel insanlarla görüşüp, güzel anılar topladım Szeged'e dönmeden önce.
Bir kaç fotoğraf gelsin o zaman;
Biraz Kardeş -kendisi görmeyeli pek büyümüş :)
Biraz abi -kendisi görmeyeli evlendi :)
Biraz İstanbul - dostun kendisi görmeyeli hep aynı :))
Biraz Yalova - gülüşünden daha güzel ne olabilir 
Yeni bir oryantasyon haftası başlıyor yarın.
Yeni yüzler, yeni sesler, yeni hikayelere doğru..
Biraz heyecanlıyım -her zamanki gibi
Szeged bir hayli memleket gibi olmuş bu arada
Sanki Türkiye'nin başka bir alanına geçmişim gibi geldi tekrar dönünce
Bu dönem yapmaya niyet ettiğim daha fazla şey var haliyle
Eminim sizler de okuyacaksınız gelecek aylarda
Çoğu şeyi hiç içimde tutamam ya bilirsiniz :)
Bu arada benim yıllardır halini kurduğum fotoğraf makinam artık gerçek! :)
Da da da dam! -Emeği geçenlere bin teşekkür :)
Bu demek oluyor ki daha güzel fotoğraflar da gelecek
Bir de daha sık tarifler görebilirsiniz blogumda!

Hislerime gelecek olursak,
Biraz sessiz, biraz düşünceli olduğum bir gerçek
Ama bu heyecanımı değiştirmiyor gülen bir yüz gördüğümde.
Her zaman yaptığımdan daha fazla anı yaşamaya, daha fazla şükretmeye çalıştığım kesin.
Daha az telefon, daha az -ya da kontrollü demeliyiz belki, sosyal medya kullanmaya da ayrıca dikkat ediyorum..
Yarın hepiniz için güzel bir gün olsun.
Hepinize 32 diş sırıtarak, huzurlu akşamlar diliyorum! :)

Not: Canlarım Imge, Nazife, Ebru, Uğur'u da öpüyorum buradan :)